Köpekler de Bunalıma Girer
0

“Köpeğimize bir haller oldu, normalde hiç yapmazdı bu aralar eve pisliyor, sakin sessiz sevecendi şimdi durup dururken saldırganlaşıyor, evde yalnız kalınca yemeden içmeden kesiliyor, bize küsüyor, neden değişti bu hayvan böyle?” Köpeğinizin davranışları değiştiğinde ilk aklıma gelen sorular bunlar oluyor tabiki ama hiç düşünüyor musunuz acaba siz mi değiştiniz yoksa gerçekten köpeğiniz mi değişti?
İstanbul Üniversitesi Veteriner Fakültesi bu konu üzerinde yaptığı bir araştırmada, köpeklerdeki davranış bozukluklarının ve bunların tedavisindeki başarının, sahiplerin köpeklerine olan davranışlarının değişmesi ile ilişkili olduğunu ortaya koydu. “Davranış bozukluklarına sahip köpeklerin sorunlarının çözümündeki başarı oranını ve başarısızlıkların nedenlerini belirlemek” amacı ile yapılan araştırma İstanbul Üniversitesi Veteriner Fakültesi İç Hastalıkları Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Tamer Dodurka, Prof. Dr. Alev Akdoğan Kaymaz, Dr. Abdullah Kayar ve Araştırma Görevlisi Ebru Öztekin, tarafından gerçekleştirildi.

Saldırganlaşma, Eve Pisleme ve Eşyalara Zarar Verme Başlıca Belirtiler
Prof. Dr. Tamer Dodurka, fakülteye davranış bozukları nedeniyle tedavi için getirilen 100 köpekle çalışma yaptıklarını ve bunların önde gelen davranış bozukluklarının “eve pisleme, evdeki eşyalara zarar verme, evde yalnız kalma bunalımı, fobi ve korku sorunları ve saldırganlık” olduğunu belirtiyor.  Köpeklerin kişiliklerinin, doğumlarından 12 haftaya kadar olan süreçte oluştuğunu belirten Dodurga, bu dönem için doğru eğitimlerin verilmesinin, köpeğin evde yalnız kalmaya alıştırılmasının, evdeki hiyerarşik düzenin köpeğe öğretilmesinin önemini belirtti. Bu eğitimlerin verilmemesi durumda köpeğin ilerleyen dönemlerde yaşadığı durumlara karşı ağır tepkiler verebileceğini belirten Dodurga şunları kaydetti ; “Davranış bozuklukları hayvanın yakın çevresidir. Teoride ilk istediğimiz, hayvanın sahibinin bu tutumunu değiştirmesidir. Davranış bozuklukları hayvan sahiplerinin yanlış tutumlarından kaynaklanır, fazla duygusal olanlar, köpeğin mertebesini öğretmeyenler, köpeğin dünyayı farklı algılamasına neden olur, Sahibi tutumunu değiştirmedikten, çevre şartlarını değiştirmedikten sonra hayvandan düzelme bekleyemeyiz.” Tedavi sürecesinde sahibin davranışlarını değiştirmesi dışında, aynı zamanda hastanın durumuna bağlı olarak insan psikolojisinde kullanılan yöntemleri ya da ilaç tedavisi kullandıklarını da ekledi.

Tedavi Başarısı , Davranış Değiştiren Sahip Oranı İse %6
Tedavisi yapılan 100 köpekten 18’inde tam iyileşme sağlandığını, 82 köpekte ise neden iyileşme görülmediğinin nedenlerinin araştırıldığını belirten Dodurga, vakalardan sonuç alınamamasının sebebinin %91 gibi bir oranla havyanın sahibi ve çevresiyle alakalı olduğunu belirtti. Dodurga araştırmaları ile ilgili şunları belirtti ; “Literatüre göre Avrupa ülkelerinde de bu rakam %96’lara varmaktadır. Bu sonuçlar, hayvan sahibinin sosyal ve kültürel yapısının tedaviyi etkileyen en önemli neden olduğu tezinin ülkemizde de geçerli olduğunu göstermektedir. Bizim araştrmamızda da hayvan sahiplerinin sadece %6’sının davranışını değiştirdiği, geri kalanının buna yanaşmadığı ortaya çıktı, bu noktada veteriner hekimin yapacağı bir şey kalmıyor. Bundan sonrasını ancak bir insan psikoloğu yapabilir.”

Karşılaştıkları Bazı Vakalar
Dodurga ;“Bir kişi iki köpeğin arasındaki liderlik mücadelesi nedeniyle bize başvurdu. Özellikle yemek konulduğu zaman kavga başlıyor, köpeklerden biri dayak yiyor. Hayvan sahibi adalet olsun diye önce dayak yiyene yemek veriyor , bir süre sonra kavgalar iyice artıyor. Halbuki burada “köpek adaletini” düşünmek gerekiyor. Hakim olan köpeğe önce yemek vermek gerekir. Çünkü köpekler hakim olana itaat eder, aralarında hiyerarşi vardır. Sahibinin yaptığı bunu bozuyor. Birden fazla köpek sahipleri bu hatayı çok yapyor, ezileni önce seviyor, halbuki baskın köpeği sevmesi gerekir.” ,  “Yaşlı, çocuğu bulunmayan bir köpek sahibi, köpeğin evde yalnız kalmamasından, hatta kendisinin yanından bir an bile ayrılmamasından şikayetle geldi. ‘Köpeğinizden uzak duracaksınız, siz istediğiniz zaman gelecek. O istediği zaman kabul etmeyeceksiniz, arkanızı dönecek başka şeyler yapacaksınız. Bunu yavaş yavaş yıkacaksınız’ dedik. Köpek sahibi ‘Ben bunu yapamam, köpeğim benim herşeyim’ diyerek tedaviyi baştan reddetti.” diyerek araştırma sırasında karşılaştıkları olaylar ve vakalardan da örnekler verdi.