Karakteristik Özellikleri
Aktiflik:
Oyunculuk:
İlgiye İhtiyaç
Uysallık:
Zeka:
Özgür Ruh:
Sağlık ve Dayanıklılık
Cana Yakınlık:
Çoçuklarla Anlaşabilmesi
Diğer Petlerle Anlaşabilmesi
Tüy Bakımı

Ankara (Angora) Kedisi Kedi Irkının Karakteri

Ankara kedisi sahibine çok bağlı bir kedi ırkıdır, haliyle bu muhteşem tüylü yaratıklara da sahipleri de bir o kadar bağlı oluyor. Ankara kedisi sahibi her ne yapıyorsa yapsın onun ortasında bulunmak ister, oyuncu ve zeki bir kedidir. En önemli özelliği ise sınır tanımaz merakıdır. Bu merakını kimi zaman inatçı yapısıyla tarçınlar, kafasına koyduğunu yapmadan asla durmayacaktır o yüzden kimi zaman altdan alan tarafın siz olması her iki taraf içinde iyi olacaktır :)

Hareket eden herşeyle oynamaya çalışırlar , böyle zamanlarda onlarda bir danscının estetiğini ve enerjisini görebilirsiniz. Onu saatlerce kendi kendine oynarken izleyebilirsiniz.

Kuzeni olan Van kedisi gibi Ankara kedisinin de suyla arası iyidir, tüm Ankara kedileri olmasa da çoğu suya girme cesaretini gösterir ve su da yüzmekten zevk alır.

Ankara (Angora) Kedisi Kedi Irkının Özellikleri

Son zamanlar daha da popüler olan Ankara kedisinin en belirgin özellikleri bembeyaz tüyleri, masmavi gözleri ve sağırlıktır. Genetik miraslarından dolayı çoğu Ankara Kedisi sağır doğmaktadır. W geni olarak adlandırılan bu gen, dejenere bir formda olduğu için, kalıtsal olarak sağırlık yapar ve kulaktaki kokleayayı etkiler. Mavi gözlü Ankara kedilerinde sağırlık her iki kulaktada olabilir fakat diğer renk göze sahipler Ankara kedilerinde sadece tek bir kulakta sağırlık olmaktadır. Sağırlık yaşamlarını etkilese de Ankara kedileri bu duruma çok çabuk adapte olmaktadır ve yaşamlarını sürdürebilmektedirler.

Uzun ve ipeksi tüyleri sık tarama gereksinimini doğurmaktadır. Düzenli olarak taranması gerekir. Aksi halde açılması güç kıtık problemi yaşanabilir.

Ankara (Angora) Kedisi Kedi Irkının Tarihçesi

Kimse tam olarak Ankara kedisinin nereden türediğini bilmemektedir. Bir teoriye göre ise, Pallas cat (Felis manul) isimli bir yerel Asya ırkından türediğini düşünülmektedir. Pallas temel olarak Ankara kedisinden çok farklıdır ve evcilleştirilemez bu durumda bu teori çok inandırıcı olmamaktadır. Bir diğer teori ise diğer tüm kediler gibi Afrika Yaban kedisinden türediğidir, büyük ihtimalle bir kaç farklı ırk ile yatay geçiş olmuştur.

Uzun tüylü kedi ırklarının gelişimi Türkiye ve diğer komşu ülkelerde görülmüştür, bir efsaneye göre Hz. Muhammed, bir kedi severdi ve Müezza isimli kedisi kollarında uyurken onu rahatsız etmemek için kendi elbisesinden bir parça kesmiştir. Angora isminin Ankara olarak değiştirilmesinden (1930) sonra Angora kedisinin ismi de Ankara keidisi olarak değişmiştir.

1500lerin sonlarından itibaren İngiltere ve Fransaya , Türkiye, iran, Rusya ve Afganistandan kedi gönderilmekteydi. Ankara kedisi kendine 1600lerde bir yer edindi ve 1700lerde Amerikaya ithal edildi.

Kedi sevenler arasında ilk başlarda çok pahalı bir ırktı, bir hikayeye göre 1890 yılında bir Ankara Kedisi sahibi $5000 değerindeki teklifi reddetmiştir.Şu anın değeriyle bu miktar $50000 civarindadır.

Daha sonraki zamanlarda Iran kedisi daha çok tercih edilen ve popüler olan bir ırk olmuştur. Ankara kedisinin genleri Iran kedisinin tüylerinin uzaltıması ve yumuşatılması için kullanıldı. Daha sonraları Kedi komüniteleri tüm uzun tüylü kedilerin "Longhair" olaran adlandırılmasına karar verdi ve bu durumda Iran,Ankara ve Rus Longhair kedi türü aynı isimle anılmaya başlandı. Hangi kedinin Iran hangi kedinin Ankara olduğu bir bilinmezlik denklemine dönüştü ve resmi olarak 1900lü yıllarda Ankara kedisinin türü resmi olarak tükendi.

1900lü yılların başlarında Ankara Hayvanat bahçesi Ankara kedisi ırkını korumak için bir program başlattı, (Daha sonraları Van kedisi için de başlatılmıştır).Bu koruma programi saf beyaz ve mavi gözlü Ankara kedilerinin genlerini korumak için çalışmalara başladı. Ayrıca diğer renkli göz kedileri de korumaya aldılar çünkü Hz.Muhammed'in kedisi Müezza da değişik renk göze sahipti.

Türkiye'de Türk insanın kedilere değer vermesinden ve Ankara hayvanat bahçesinin koruma programından dolayı uzun bir süre Ankara Kedileri yurt dışına çıkarılamadı taa ki 1962 yılında Liesa F. Grant , Walter Grant isimli komutanın karısı, bir çift Ankara Kedisini Amerika'ya götürmeyi başardı. Bu sayede Amerika'da bir ilgi görmeye başlayan Ankara kedisi diğer kedi ırklarının geliştirilmesinde yardımcı oldu ve CFA tarafından tekrar tanındı.

1970 yılında CFA ilk resmi başvuruyu kabul etmiştir. 1973 yılında Championship statüsüne yükseltmiştir ancak 1978 yılına kadar sadece beyaz renklileri kabul edilmişti. Şu an tüm kuzey amerikadaki organizasyonlar Ankara Kedisini tanımaktadırlar. Hala sayılar az olsa da, gen havuzu büyümektedir ve rakamlar her yıl daha da artmaktadır.